Sohbet chat makalesi

Sohbet chat makalesi Tabi ki toplumsal düzen oluşumunda inkâr edilemeyecek bir yere sahip olan basınımız için söylenecek çok fazla bir şey yok aslında. Onlar, bu ülkenin dokunulmazlık zırhını en iyi kullanan kesimi. Bol silikonlu, etli butlu ama her ay değiştirdikleri sevgililerinin isimlerini çocuklarımıza bile ezberlettirdikleri, günübirlik bir şarkıcı ve sanatçılarımız sayesinde, bilimsellik adına hiçbir eylemde bulunmayan gazete ve televizyonlarımız tabii ki bu halkın reyting yaratıp prim verdikleri konuları işlemekteler. Tele volelerimiz, uçan kuşlarımız var. Açıkta kesilen hayvan etlerinde benzeyen bedenler ile kıt kanaat geçinmesine ancak yeten beyinleriyle bu halkın önünde ahkâm kesen sanatçılar, şarkıcılar varken ve bu millette bunu kendisine yakışan değeri verirken, neden bu medya hayatını bilim ve bilişim uğruna harcayan insanların eylemleri ile ilgilensin ki. Dünyanın hiçbir cumhuriyetinde medya bu denli aymazlıkla çalışmamaktadır. Başımıza her gün bir kahraman yaratan ve bilahare de onları yenileriyle değiştirmek için kısa zamanda kullanılmış pet şişesi gibi çöplüğe atan medya ne zaman acaba bu ülke insanlarının kültürel düzenin oluşmasına katkıda bulunarak, sadece gazete satarak basıncılık oynayacak. Siyasilerimiz ve kendileri için her şeyi ama partileri için çok şey yapmayı vatan ve millet içinse hiçbir şey yapmamayı, sanki şiar edinmişler. Bugünlerde geçmişi çok iyi bilinen, dürüst ve hiçbir siyasi ayıbı olmadığı için o ülkenin İçişleri Bakanlığına getirilen bir insan için partisi, partililer ve parti adına eylemde bulunmadığı için suçlanacak kadar ileri gidilmektedir. Adam, hiçbir tesir altında kalmadan bu ülke, doğruları ve ihtiyaçları doğrultusunda birçok eylemde bulundu. Takdir edilmesi gerekirken partililerine korumadığı gözetmediği daha doğrusu kıyakçılık yapmadığı için neredeyse ayıplanmakta. Ekonomistlerimiz sızlatan harikalar yaratmakta. 98’de önce kriz yok dediler, sonra bu kriz bizi etkilemez dediler. Daha sonra bu araya vergi reformu ile ilgili yasalar soktular. İlk işleri bu yasadan etkilenen tüm bankalarla ilgili 4 yasayı çıkararak, yasayı delme yolu oldu. Arkasından bunu borsa ile ilgili kıyaklar takip etti. Geldik 99’a ve… Yüzde 56 enflasyon oranını ilan ederek, 4 gün sonra da yüzde 129 ile yılın en büyük iç borç kâğıtlarını piyasaya sürdük. Bu neredeyse yüzde 60 reel faiz demekti. İncinmedik, suali sormadık, eleştirmedik. Ama bu ekonomi bu faizleri taşıyamaz demedik… İlk 6 ayda toplanan vergilerin iç borç faizine ancak yeteceğini söylediğimizde dinletemedik. Sosyal güvence ve buna bağlı iyileştirmelerin yapılmasında geç kalındığını bir bilinirken önce şeklen, bilahare de 58 ve 60 yaş yasası için genel grev kararı aldık. Vergi toplayamaz hale geldik ve petrole yılın 12. zammını yaptık. Mali miladı kevgire döndürdük ve netice de 3 yıl erteleme kararı çıkarttık. Bu ekonomik kriz dönemine rağmen geçmişi 4 yıllık bir bankanın 35 trilyon kar yaptığının haberi hiçbir ekonomist de düşündürmedi. Bu banka aynı haberde, bu hükümetin ekonomiyle ilgili aldığı tüm kararları ne kadar olumlu bulduğunu söyleyerek, devletin borçlanma zaafına faydalanılarak yaptığı paraları, karları açıklarken hangi sanayi dalında hangi küçük ve orta boy işletmelere kaç lira kredi kullandırdığını söylemek lüzumunu bile duymadı. Milyonlarca doları, eş dost şirkete peşkeş çekerek, bankasının altını boşaltıp, Sigorta Fonu mevzuatından faydalanarak bankasını devlete aktaran işadamının evindeki koltuklar bile leasing şirketleri kanalı ile edindiğini sorgulamak hiç aklınıza gelmedi mi? Cumhurbaşkanımız, ekonomi dibe vurdu dediğinin ertesi günü TÜSİAD gibi bir kurum tarafından 14 ayrı plaket verilerek, sözleriyle mevcut duruma bulunduğu katkılarından dolayı mükafatlandırıldı.

Bugünkü yazımızda sizlere elimziden geldiğince ülke vede toplumsal menfaatlerden bahsetemeye çalıştık herkesi chat odaları vede sitemize beklemekteyiz.

Chat odaları, Sohbet kategorisine gönderildi Etiketler: , ,

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*